Kafamdaki Devlet!


Bu seferki konumuz kafamızdaki devletten, yani prensiplerimiz ve hayat felsefemizden oluşacaktır. Hepimizin bildiği bir şey var; o da esas ve mutlak karakterlerimizi prensiplerimizin, inançlarımızın oluşturduğudur. Bu deneme yazısının bitiminde kendimize şu soruyu sormalıyız: gerçekten inanıyor muyuz?

Devlet oluşturmak, bilhassa kafamızda bir devlet oluşturmak çok da zor değil. Zor olan kısım uygulamada geliyor. Misal kendimize bir prensip belirleyelim.


İnsana Şiddete Hayır!
Ne kadın, ne erkek, ne çocuk ne de başka bir kimseye şiddete “hayır” dedik. Fakat eşimizle kavga ederken çok sinirlendik ve elimizden bir kaza çıktı. Kafandaki devleti kurdun ama yasaya uydun mu? Hayır. Çünkü inanmıyorsun bu yasaya. Ortada bir değer vardı ve bunu kendine hiç sorgulamadan yasa edindin.

Empati kurduğumuzda karşılaşmak istemediğimiz bir durumdur şiddete kurban gitmek. Eşinin senin üzerindeki emeğini hiçe saymaktır, ona şiddet uygulamak. Yahut, hiç tanımadığımız birisi olsun. Sokaktaki herhangi bir insan. Nefsi müdafaa olmadığı sürece şiddete başvurmamamız gerekiyor. “Ama tanımıyoruz, üzerimde bir değeri de yok.” dediğin anda devreye kendine olan öz saygın geliyor. Yumruk sıkan el kalem tutan bileten daha güçsüzdür. Çünkü yumruk sıkan bilekte adil güç yoktur. Biri birinden üstündür ve hiçbir zaman bize çözümü getirmez. Fakat dilimiz ve kendimizi ifade etme yetimiz hemen hemen herkeste var. Esas güç, elindeki var olan gücü kullanmamaktır. Esas gücü kullanarak kendine saygı duymayı başarıyorsun.


Devletin temelini prensipler oluşturuyor, evet. Fakat şimdi bu devleti hangi ülkede kurmak istediğine karar vereceksin. Yarattığın sahne ve o sahnedeki bireyler senin ülken ve ülkendeki vatandaşlar olacaktır. Benim devletim bir sinemada geçiyor, diyebilirsin. Ya da benim devletim bir dans gösterisinde geçiyor diyebilirsin ve dahası... Bu iki örneği de sizlerin gözünde canlandırdıktan sonra kendi devletimden bahsedeceğim. 


Bir Sinemada Devlet:

Kafandaki devlet bir sinemada geçiyor ve senin bu sinemadaki rolün yönetmenlik. Prensiplerin ise çekmek istediğin filmlerden oluşuyor. Oyuncular se senin devletindeki vatandaşların olacaktır. İnsana şiddete hayır, dediğin bir film çekeceksin. Prensiplerin: hak yiyerek aciz düşmem ve kimsenin hakkını yedirmem, şiddete karşı olmak yerine barış yanlısıyım, çocukları sevgisiz bırakmam.

Güçlü bir devlet mi kurmak istiyorsun kafanda? İşte o zaman gittiğin her yerde çekebildiğin kadar film çekeceksin. Her yerde yasalarını savunacaksın. Eğer bunu başarırsan ölümsüz olursun. Sen ölsen bile kurduğun devlet hâlâ bir yerlerde yasalarını sürdürüyorsa, sen ölümsüz olursun.


Bir Dans Gösterisinde Devlet:
Kafandaki devlet bir dans pistinde geçiyor ve senin bu pistte rolün eğitmenlik yapmak. Gerçek ve kusursuz dansın doğru adımlar ve inançlarla yapılması gerektiğini öğreteceksin. Temel prensiplerimiz belli. Gerçekten inanırsa bir dansçı kendine, bastığı her adım kusursuz olacaktır. Danslarına eşlik ettiği müzikler yasaları haykırırken, daha sağlam adımlar atılacak.


Peki Kurduğumuz Devletin Prensipleri Yanlış İse?
İnançlarımız kötünün varlığı üzerineyse ne olacak? Şiddetin var olması gerektiğine, insanlara değer verilmemesi gerektiğine inanıyorsak eğer, ne olacak? O zaman devletinizde sevgi olmayacak. Barış olmayacak. Birlik olmayacak çünkü inandığınız şiddete siz bile kurban gideceksiniz. Kafanızdaki kurduğunuz devlette aydın insanlar yaşamayacak. Bu kafada devlet kurmak değil, boynunuza ip bağlayıp intihar etmek olacak.


Benim Devletim!
Benim devletim bir sirkte geçiyor ve benim bu sirkteki rolüm cambaz olmak. Kelimelerle dengeyi sağlayarak, kendimi en doğru şekilde ifade edebilmek en başlıca prensibim. Sirkteki oyunlar, gösteriler, insanlar ve dahası, çoğu sahteler. Bu sirkteki prensiplerden biri bu kadar sahteliğin içinde gerçek olabilmek. Nasıl mı? İşte yazımın başından beri savunduğum, inanmamız gereken prensiplerle. Karşı olduğun bir durumu savunuyorsan ve bunu uyguluyorsan sirkin içindeki gerçek hâline geliyorsun.

Daima kafanızda bir devlet, bu hayatta bir çizginiz ve bir duruşunuz olsun. Sizi gerçek yapan ve güçlü kılan bunlardır. Esenlikle kalın...

-Mert Çelebi

20May