Mükemmeliyetçilik


Mükemmeliyetçilik, kişinin kusursuzu araması hata yapmayı, eksik ya da kusurlu olduğu yeri kabul etmemesidir. Kişinin detaylarda boğulmasının, aslında çok da zor olmayan işleri bile var olmayan detaylar ortaya çıkararak başaramamasıdır. Detaylara takılma, karsısındakini sinir etme sanatı hatta kişinin grisinin olmaması ya siyah ya beyazı olması da denebilir Çünkü bu tarz insanlar ancak mükemmel yaşar, mükemmel davranır, hatta herkese karşı mükemmel olduklarında utanmanın, acının, yetersizlik hissinin kaygısından kurtulabileceklerine inanırlar. Bu kişiler kendi dünyalarında yaratıkları kendilerinin sürekli olarak yetersiz oldukları hissini ortadan kaldırmak için mükemmeliyetçi olurlar. Mükemmeliyetçi insanların sürekli hedefleri vardır bazen bu hedefler o kadar zor olur ki neredeyse imkânsızdır. Kişi hem esasında olmayan kendi koyduğu hedeflere varmak için zorlanır hem de bu hedeflere ulaşmak amacıyla sürekli stres ve kaygı içindedir. Bu stres ve endişe içinde kişi yaptığı her hatada kendini yerden yere vurur ve en ağır biçimde kendisini eleştirir. Kusursuzluğu arama olarak da tanımlanan mükemmeliyetçilik, kişiye yüklediği ağır yük nedeniyle kişinin sürekli kaygı içerisinde olmasına neden olur. Toplumun %5 kadarında görülen bu durum da kişi yapması gereken işin büyük kısmının çok kısa zamanda bitirir fakat geriye kalan ya da kendisi için detay sayılan kısımlardan çıkamaz ve bunun için çok büyük zamanlar harcar bazen sıkılır bırakır, bazen detaylarda boğulur kişi bu şekilde bir kısır döngünün içine sürekli düştüğü için kendisi fark etmez ama yeni bir işe başlayamaz ya da elinde var olan ileri de bitiremez. Mükemmeliyetçilik kişinin işini yaşamını da etkileyen bir durumdur. Kişinin etrafındaki herkes bu durumdan nasibini alır. Eşi, çocukları, arkadaşları da mükemmel olmalıdır. .Hata yapmamalıdırlar. Çoğu zaman kişi karsısındakilerin çocuk olduğunun unutur onlardan yaşından büyük davranışlar bekler. Böylece etrafındaki herkesi kırar ve yalnızlaşır. Böylece hem kendisine hem de çevresine zarar vermeye başlar. Mükemmel olarak toplumda onay, saygınlık ve başarı kazanacaklarına kendilerinin o kadar şartlamışlardır ki en ufacık hata da baş ağrısı, ağır depresyona, anksiyete bozukluklarına yeme ve uyku bozukluklarına kadar gider iş, hatta ileri düzeylerde intihar düşünceleri sıklıkla görülen durumlardır ve kişiye ciddi tehdit oluşturmaktadır. Geçmişe bakıldığında mükemmeliyetçi insanlara da bu şekilde davranılmıştır. Çoğu zaman ilgiyi, onayı, takdir edilmeyi, başarı gösterdiklerinde ya da mükemmel performans sergilediklerinde kazanmışlardır. Bu yüzden sürekli başarı odaklıdırlar. Kendilerine nasıl davranıldıysa onlarda çocuklarına bu şekilde davranırlar. Çocukları okulda, sınavlar da mükemmel olmalıdırlar ancak bu başarı geldiğinde onlara göstermeleri gereken sevgiyi, ilgiyi paylaşmaya başlarlar. Ama ne yazık ki gerçekte mükemmeliyetçi kişiler esasında başarı değil başarısızlık odaklıdırlar. Alınan en küçük olumsuz sonucu, olduğundan çok kötü şekilde yorumlar kendilerini mahvolmuş yıkılmış dünyanın sonu gelmiş bir şekille sokarlar çok yoğun bir biçimde kendilerini eleştiriler ve hatayı düzeltmek yerine oldukları yerde sayarlar. Bu tarz insanlar biri işi yapmak için plan yaparken en ince ayrıntısına kadar düşünürler her şeyi planlarlar hataya kusura kesinlikle yer yoktur bu süreç onları o kadar yorar ki ya bu sürecin uzunluğundan işe başlamazlar, geciktirirler ya da başladıklarında detaylara boğularak işi yarım bırakırlar. Mükemmeliyetçilik ile bir işi en iyisini yapma cabasıyla çok karıştırılır iyiyi yapmak için çaba gösterenler rahat ve hata yapmaktan korkmadan ilerlerler kendilerini nasıl geliştireceklerini düşünürler ve sonuç da başarılı olduklarından yaptıkları işten büyük zevk alırlar. Fakat mükemmeliyetçi kişilerde bu durum sürekli karşıya odaklıdır. Bunu yaparsam karşıdaki benim için ne düşünür benim için ne hisseder diye düşünür sürekli onay bağımlısı oldukları için onay almaya ihtiyaç duyarlar. Uzun süren bir planlama zamanı vardır. İşe başlarken ve yaparken anormal bir stres ve endişeye kapılırlar bu durum hata yapmalarını kolaylaştırır sorumluluk ve sorunlar altında ezilirler yaptıkları işler onlar için bir zülüm olur başardıklarında zaten başarmalıydım diyerek hiç zevk almazlar bir daha da bu işi yapmak için çabalamazlar Mükemmeliyetçi kişiler kendilerine hep ulaşılması çok zor, çoğu zaman gerçek dışı standartlar belirler ve bu durumlar olmadıkça ne yaşantılarından ne yaptıkları işlerden keyif alırlar. Sürekli ‘ben başaramayacağım’ zaten hiçbir şeyi başaramıyorum’ bu da olmayacak’ şeklinde kendilerini negatif yönde güdüleyerek sonuçta başaracakları bir iş bile olsa sonu hüsranla biter. Ayrıca bu kişiler belirledikleri standartlara herkesin uymasında beklerler. Çocukları, eşi, iş arkadaşları, sosyal hayatlarındaki arkadaşları dahi mükemmel olmalıdırlar. Kendi doğruları vardır herkes onların doğrularına uymak zorundadır mutlaka su şekilde yapmalı ya da su şekilde etmeleridir yanı -meli , -malı cümleleri onların en karakteristik belirtileridir. Sürekli onları kontrol etme eğiliminde olduklarından yaptıklarını hiçbir şekilde beğenmeyerek onları kendilerinden uzaklaştırırlar. Beğeni sözcükleri bu kişilerin günlük konuşma dillerinde pek yer almaz. Sürekli neşesiz öfkeli insanlar olarak kendilerini yalnızlaştırırlar. Neden böyle oldukları hakkında pek fikirleri yoktur. Başarısızlıktan çok korkarlar çünkü kendilerine güvenleri sosyal statüleri hep başarı üzerine kurulmuştur. En ufacık bir başarısızlıklarda kendilerine ders çıkarıp yola devam edeceklerine depresyona girerler. Çünkü onlar için hata yapmanın başarısızlıktan bir farkı yoktur. Sonuçta güzel bir durum bile olsa onlar buraya gelene kadar hata yapmışlar ve bu durum onlar için kabul edilemezdir işte tamda bu noktada sürekli onaylanma ihtiyacı duyarlar mutlaka başkalarının onayına ihtiyaçları vardır çünkü onay almazlarsa hata yaparlar ve buda onları başarısızlığa götürür. Asla kabul edilemez bir durum.


Mükemmeliyetçi insanları nasıl tanıyabiliriz?

Yaptıkları karakteristik davranışlar ile mükemmeliyetçi insanlar hemen kendilerini belli ederler. Bir iş yaparken ya da sürdürürken sürekli onay ararlar. Onay aramak sadece bir yöntem değil bu kişiler için onay bağımlılığı bir yaşam şeklidir. Sürekli denetlerler dönüp en baştan her şeyi kontrol ederler işler uzar yığılır ama fark etmezler. Her şeyi planlamış sıralanmış ve düzenlemişlerdir. Kararsızdırlar karar verseler de sürekli değiştirilirler. Kontrol eder onay aralar. Bu yüzden ertelerler ya da bu işi yapmaktan kaçınırlar. Kimseye güvenmezler kimseye bir şeyi emanet etmezler bir iş yapılacaksa mutlaka başında durmalıdırlar çünkü en iyisini ancak onlar bilirler.


Mükemmeliyetçilikten kurtulma yöntemleri.

Mükemmeliyetçilik bir davranış biçimi olduğundan tedavi yöntemi de ne yazık ki kişinin kendisinden başkasında değildir. Öncelikle olaylara yaklaşım biçimini değiştirmelidir. İnsan kusurludur hata yapma potansiyeli vardır hatta hata yapa yapa kendisini geliştirir ve değişir. Öncelikle bunun kabul etmek lazımdır. Bu yüzden insani ilişkilerde kullandığımız  ‘özür dilerim ‘ya da’ hakkının helal et ‘cümleleri vardır. Yapılan herhangi bir yanlış işte davranışta insan ‘evet hata yaptım çünkü şu durumdan dolayı hata yaptım’ diyerek nerede yanlış yaptığının bulmalı gururunun ya da kibirinin hegomanyası altına girmemelidir. Mükemmeliyetçilik balıksırtı bir durumdur. İnsan narsist kişilik yapısına birden kayıverir mükemmeliyetçilikte. Yanlış yaptım ama doğrusunu öğrendim bundan sonra daha güzelini daha doğrusun yapabilirim diyerek düştüğü olumsuz durumdan kurtulmalıdır. Esasında bakıldığında insanın gelişmesini sağlayan şey yanlış yapması, bu yanlışlardan ders çıkarması ve bunları tekrarlamamasıdır. Böylece daha kusursuz olmaya yakın olur. Mükemmel olmaya doğru giden yolda insanın kendini geliştirmesi öğrenmesi yaptığı hatalardan ders çıkarması vardır. İnsanın gerileten, bir işe başlamasına engel olan, onu yarım bıraktıran şey ise mükemmeliyetçilik  ‘ben hata yapmamam ‘kaygısı stresi ile hiçbir işi yapamaz hala gelmesidir. İnsan hata yapar buradan ders çıkarır ve ilerler. Mesela bebeklerin ilk yürümesini düşünelim. Ben mükemmel yürümeliyim diye düşünen bir bebek düşmeden denemeden kalkıp ilk seferde yürüyebilir mi düşüp kalkmak, denemek yanılmak, hata yapmak insan olmanın bir sonucu. Mükemmeliyetçi insanlar hayatlarından hataya yer olmadığından işe başlayamayan, başladığı işi yarım bırakan ve zamanla sorunlarla baş edemeyen kendilerini yalnızlaştıran insanlardır. Güven kırılması yaşayan insanlardır. Hata yapmayı göze almak mükemmeliyettir .

-Aslı Yalçın