Nihilizm (Hiççilik) ve Modernizm


Nihilizm akımı, modern dünyayı eleştiren bir akımdır. Modern dünyanın değersizliğini, geçiciliğini eleştiren bir akımdır. Bu eleştiriler bazıları için haklı görünse bile, diğerleri için haklı değillerdir. Modern dünya değere önem vermiyor ve değersizliğe kutsuyor aslında bu anlamda da bir eleştiriyi hak ediyor ama nihilizmin eleştirisi doğru eleştiri mi? Sorusu sorulmuyor değil. Nihilizm bu değersizliği eleştirirken de o da bu değersizliğe düşüyor, çünkü felsefi kanıtlarla yapması gerekirken felsefi yöntemlere önem vermiyor, değer arayışına idealizme önem vermediği için eleştirisinde haksız noktaya düşüyor. Yani nihilizm doğru bir noktadan eleştiriyor fakat bunu akılcı bir şekilde yapmıyor ve bunu kanıtlarla yapmıyor ve sadece yadsıdığı ve elin tersiyle ittiği için kendisi de o modernizmin o değersizliğine kendisi de düşmüş oluyor.


Nihilizm (Hiççilik)

Nihilizm Latince ‘Nihil’ teriminden geliyor ve hiçlik anlamında kullanılır. Aslında halk arasında ‘nihilism’ olarak biliniyor yalnız gerçek yazımı ‘nihilizm’ olarak söylenir. Nihilizm bilindiği üzere hiççilik anlamına gelir fakat bir anlamı yoktur. Nihilizm kavramı yokçuluk anlamına da geliyor. Nihilizm kavramı ilk defa 1799 yılında Friedrich Jacobi’nin bir mektubunda idealizmi olumsuz manada yorumlamak için kullanmıştır. Fakat nihilizm kavramının popülerleşmesi Turgenyev’in yazmış olduğu ‘Babalar ve Oğullar’ adlı romanın ortaya çıkmasıyla gerçekleşti. Nihilizm ele aldığı tüm varlığı kökten reddeden bir felsefi akımdır. Özelliklerine göre nihilizmi şu başlıklar altında ele alabiliriz. Bunlardan ilki ilk çağ Gorgias felsefesinde de göreceğimiz Ontolojik Nihilizmdir. Nietzsche felsefesine dahil olduğu nihilizm türünde ahlaka dair tüm gerçeklik inkâr edilir. Bir diğeri 1860’lı yıllarda Rusya’da popülerleşen ve siyasi otoriteyi inkâr eden siyasi nihilizm. Diğeri ise hayatın anlamsızlığından yola çıkan varoluşsal nihilizmdir. Sonuncu ise toplumsal kurumları inkâr eden sosyal nihilizmdir.


Nihilizm Kurucuları Kimlerdir?

Henry Thomas Buckle, Max Stirner, Albert Camus, Ludwig Andreas Feuerbach, Jean-Paul Sartre ve Herbert Spencer, Friedrich Nietzsche, Arthur Schopenhauer. Bu isimler nihilizm akımını savunan en bilindik isimlerdir.


Varoluşsal Nihilizm Nedir?

Varoluşsal nihilizme göre hayat anlamsızdır. İnsanlar dünyaya bir amaç uğruna gelmez, yaşadığı süre içerisinde de kayda değer bir anlam elde edemez. Dünyadaki tüm eylemlerimiz acılarımız ve kaygılarımız anlamsız ve boştur, tüm sevinçlerimiz anlıktır. Bu anlayışa göre en fazla ne kadar mutlu kalabilirsiniz? 1 dakika, 1 saat ya da 1 gün mü? Her nihayetinde yine anlamsızlığın içine düşersiniz. Varoluşsal nihilizme göre dünyaya anlam katmaya çalışan tek varlık insandır. Fakat bu anlamların hepsi en nihayetinde boştur. Varoluş nihilist filozoflara göre hem din hem de metafizik ölüm korkusunun bir sonucudur. Nihilistlere göre böylesi bir korkuya sahip olanlar ölüm ve sonrasında temel bir anlam katmaya çalışırlar. William Shakespeare ‘Macbeth’ eserinde varoluşsal nihilizmin sanatsal örneğini görebiliriz.
‘Sön, kısacık mum, sön! ömür bir yürür gölge; zavallı bir kukla ki sahnede salınıp çırpınarak saatini dolduruyor, sonra bir daha adı duyulmuyor: Bir aptalın anlattığı bir masal bu; sırf gürültü, patırtı; bir anlama geldiği de yok.’
İlk çağda nihilizmin öncülerini Gorgias’ın felsefesinde görebilirsiniz. Gorgias’a göre ‘Bir şey yoktur. Bir şey olsaydı bilemezdik. Bilseydik bile başkasına anlatamazdık.’ demiştir.


Nietzsche Felsefesi Nedir?

Ahlaki, sosyal ve siyasi nihilizmin birleşimi deyince, Nietzsche felsefesi ile karşılaşırız. Nietzsche kadar filozofların büyük bir çoğunluğu dünyayı ve tarihi anlamlı olarak kabul etmiştir. İnsan varoluşun temeline bir anlam yüklemişlerdi. Yani insanın dünyada bulunmasının kutsal bir amacı olduğunu inanıyorlardı. Oysa Nietzsche’ye göre hayatın bir amacı yoktur. İnsanoğlu hayatın bir anlamsızlığı karşısında korktuğundan dolayı ona hem bir anlam kazandırmak hem de onu bir otoriteye bağlamak için tanrı fikrini yaratmıştır. Nietzsche’ye göre tanrı fikrini öldürüp, dünyadan çekip atarsanız tanrıya atfettiğiniz tüm değerler tekrar insana döner. Tanrı fikri ölünce Hristiyanlık ahlaki ve hakikati de yok olup gidecektir. Çünkü Nietzsche’ye göre tanrı kavramının ölümü ile duyu ötesi dünyaya ait hiçbir şeye ihtiyaç kalmayacak. Tanrı kavramının ölümü ile hayatın anlamı nedir? Sorusuna cevap veren tüm öteki dünya referansları yok olacak ve insan özgürleşecektir. Avrupa nihilizmi Hristiyan değerler sisteminin artık irrasyonel bir hale gelip iç tutarlılığını yitirmesiyle ortaya çıkmıştır. Artık Hristiyan değerler yaşama dönük bir alanda bir anlam ifade etmiyordu. Yani gerçek hayatta bu değerlerin ederi ortadan kalkmıştı. Değerler hiçbir sorunun çözümünde de bir işe yaramıyordu. Nietzsche’nin tanrı fikrini öldürmesi bu dönemin bir sonucudur. Tanrıyı öldüren neden değerlerin değersizleşmesidir.


Rus Nihilizmi Nedir?

Rus nihilizmi Çarlık Rusya döneminde otaya çıkan bir düşünce akımıdır. Rus nihilistlere göre çarlık yönetiminin meşrutiyet kaynağı olan tüm değerlere artık geçerliliğini kaybetmiş gözüyle bakabiliriz. Dolayısıyla Çarlık rejimi meşru bir rejim değildir. Nihilizmin Rusya’da popüler olması Turgenyev’in yazmış olduğu ‘Babalar ve Oğullar’ adlı eseri ile olmuştur. Bu eserde nihilist hiçbir otoriteye boyun eğmeyen ve hiçbir prensip kuralarına inanmayan bir kişi olarak tanımlanır. Rus nihilizmi zamanla redikal bir hale gelmiş ve Çar II. Aleksandr’a başarısız bir suikast düzenlemiştir. Bu suikastın ardından II. Aleksandr nihilistler üzerindeki baskıyı oldukça arttırmıştır. Rus nihilizminin fikir önderlerinden bir tanesi Nikolay Çernişevski’dir. Kendisinin nihilizm ve sosyalizme harmanladığı ‘Nasıl Yapmalı’ eseri baş yapıtlardan bir tanesidir. Hayatının 25 yılı Çar’a suikast düzenlediği iddiası ile sürgünde geçmiştir.

-Selen Yıldız